GayrimenkulEks

Türkiye’de Öğretmenlik ve Öğretmen Atamaları

İnsanların hayatı doğum ile başlar. Daha sonrasında ise hayatta ki en önemli bilgi ve birikimin oluştuğu yer okuldur.

Tuğçe Gürel

Tuğçe Gürel

İnsanların hayatı doğum ile başlar. Daha sonrasında ise hayatta ki en önemli bilgi ve birikimin oluştuğu yer okuldur. Öğrencinin ikinci anne ve babası olarak nitelendirilen öğretmenler ise öğrencilerin bu uzun ve yorucu yolculuğunda en gerekli kişilerdir.

Kutsal mesleklerden biri kabul edilen öğretmenlik oldukça büyük bir sorumluluk gerektirir. Meslek hayatları boyunca her türlü zorluk ve fedakârlık sağlayan öğretmenler gönüllerde taht oluşturur. İnsanlığın yararına olabilecek bütün bilgi ve birikimlerini öğrencilere aktarmak için çalışan ve çabalayan öğretmenler herkese adeta bir ışık olur. Öğretmenler bildiklerini ve tecrübelerini öğrencilerine aktarır, öğrencilerinin bilinçlenmesi ve bilgi sahibi olması için çalışır ama öğretmenlerin en önemli görevi birden çok teknik ve yöntem ile bilginin nasıl kazanılacağının öğrencilere öğretilmesidir.

Günümüz teknolojisinin gelişmesi ile eğitim sistemimiz de doğru orantılı bir şekilde değişti ve öğrencilerin öğretmen ihtiyaçları da bununla beraber bir hayli arttı. Üniversitelerin öğretmen yetiştiren Eğitim Fakülteleri ise şu anda bu ihtiyacın fazlasını karşılıyor. Ülkemizde 92’nin üzerinde olan Eğitim Fakültelerinin sayısı gün geçtikçe artıyor ve bunun sonucunda her yıl yaklaşık 55 bin öğretmen adayı mezun oluyor.

Şu anda 360 bin öğretmen atama beklerken bu sayının da doğru orantılı artacağını düşünürsek 2-3 yıl içerisinde atama bekleyen öğretmen sayısı 400 binin üzerinde seyredecek. Her yıl artan öğretmen sayısının dışında MEB’in öğretmen ihtiyacı ise sadece 90 bin kadar. Herkes tarafından artık anlaşılan bu durum karşısında hal böyle olunca 2017 senesi içerisinde, Eğitim Fakültelerinde öğretmenlik bölümlerinin çoğu boş kaldı.

Ayrıca KPSS ile öğretmen alımı yapılması öğretmenler için en önemli sorunların arasında bulunuyor. Her branş öğretmeni kendi alanı içerisinde ki derslerden sorumlu tutulması gereken yerde başka alanların sorularıyla boğuşur halde. Örneğin Fizik öğretmenini Tarih sorularıyla, Müzik öğretmenini Matematik sorularıyla seçen bir sınav sistemi içerisinde öğretmenlerden tam bir performans beklemekte doğru değil.

Öte yandan ücretli öğretmenlik konusu da Eğitim Fakültelerinden mezun öğretmenler için ayrı bir sorun haline gelmiş durumda. Yüksek Okul mezunu olan ve öğretmenlik yapabilmek için gerekli eğitim programlarından geçmemiş bir çok bölümün mezunları şu an İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine dilekçe vererek öğretmen olarak alınıyor. Bu şekilde devam ettirilen bir sistem içerisinde öğrencilerin eğitimleri de istenildiği gibi devam edemiyor.

Peki bu durumun böyle devam etmemesi için ne yapılmalı?

Sürekli birileri işsiz kalmak zorunda mı?

Hayır kesinlikle değil.

Eğitim Fakültelerinin kontenjanlarının istihdama göre düzenlenmesi gerekiyor. Bunun dışında YÖK artık hiç bir üniversite için formasyon kontenjanı yaratmamalı. Milli Eğitim Bakanlığı ise yeni okullar ve derslikler yapmak için fazladan çaba harcamalı ki bu durum biraz düzene girebilsin.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ